Haberler

THY Shenzhen Shekou Feribot terminalinde (11:30 PM, 06/02/2010)

Türk Hava yolları, Çinin en büyük ticaret ve üretim şehirlerinden Shenzhen'ın Shekou Feribot terminalinde bir check-in bürosu açtı. Shekou feribot terminali, gün boyunca yapılan düzenli tarifeli turlarıyla Hongkong Shenzhen arasındaki mesafeyi 40 dakikaya düşürüyor.

 

devamı...


Yıldız Teknik Nanoteknoloji 2010 Etkinliği (12:31 AM, 04/24/2010)

Nanoteknoloji 2010 Etkinliği Yıldız Teknik Üniversitesi'nde 26 Mart tarihinde gerçekleştirildi.

devamı...


Mimikli robot (3:37 PM, 04/24/2010)

Japonya'da Geliştirilen ve Bugün Tanıtılan Robot, Gerçek İnsanla Mimiklerine Kadarki Benzerliğiyle Dikkat Çekiyor. Japonların robot teknolojisindeki başarıları baş döndürüyor. Abartının da bu kadarına pes denir. Bakın haberin devamı nasıl, 

devamı...


(1:00 AM, 01/01/1970)







Unuttun mu?,
Üye Ol







BİLGİ PAYLAŞTIKÇA ÇOĞALIR

Biz Kimiz Genel teknoloji haberleri Eğitimciler için
Web Tasarımı Bilgisayar Öğrenelim kanunlar Yönetmelikler
Web sitesi nasıl yapılır? Gezelim Görelim MEB Personeli için
Türk tarihinden seçmeler Doğadan sağlık mucizeleri Günlük Ders Planları
 Nano Teknoloji Kaktüs nasıl yetiştirilir?  Yıllık Ders Planları
 Cep telefonunun zararları  Sütlaç nasıl yapılır? Eğitimciler İçin Forum
     

 

- Hun Tarihi -
HUNLARIN M.Ö. 3. ASIRDAN EVVELKİ DEVİRLERİNE AİT KÜLTÜREL BİLGİLER
 
Hunlar hakkında bilgi veren ilk muteber Çin tarih yıllığı Shih-chi Shih-chi şöyle söylüyor : "Hsiung-nu (Hsiung-nu Asya Hunları Hun)'ların ataları Hsia Hou'nun neslinden olup Shun-wei denirdi. T'ang ve Yü zamanlarından önce (m.ö.2500'ler) Shan-jung, Yen-yün ve Hsün-yü adlı boyları, kuzeyde oturuyor ve çobanlığın icaplarına göre göçüyorlardı."[4]
Buna göre Hunlar, Çin tarihinin başladığı ilk devirlerde de ana geçim kaynakları hayvancılık olan bir kavim özelliğiyle Çinin kuzeyinde yaşıyorlardı. Bu tarihlerde çinde henüz yazı yoktu. Aşağı yukarı m.ö.1500'lerden itibaren yazı kullanılmaya başlanmıştı. Kemik ve bambu kamışları üzerine yazılan bu yazılarda Hunlarla ilgili bilgilerin de bulunduğu, araştırmalar sonunda ortaya çıkarılmıştır[5].
Her ne kadar olayların geçtiği tarihten bin küsür sene sonra yazılmış olsa da Shih-chi'nin verdiği bu bilgiler dikkate şayandır. Başka bir yerde aynı konuyla ilgili şu cümleler bulunuyor :"Shun-wei, Yin (Shang) sülalesi zamanında kuzeye kaçtı....Hsia (sülalesinin son hükümdarı) Chieh, erdemsiz birisi idi. T'ang, onu Ming-t'iao 'ya sürdü. O, üç sene sonra öldü. Oğlu Hsün-yü, (babası) Chieh'nin bütün odalıklarıyla evlendi. Yabani kuzey bölgelerinde yerleşip saklandı. Hayvanlarıyla birlikte göçüyordu. Çinliler, onlara Hsiung-nu derler. Bunlara Hsia hou'nun neslindendir deniyor. Belki olabilir."[6]
Bu metne göre Hunlar, Hsia sülalesinin son hükümdarı olan Chieh'nin neslinden geliyorlardı. Chieh, bugünkü An-yi'nin batısında bulunan Ming-t'iao'ya[7] sürgün edildikten üç sene sonra ölünce oğlu, babasının bütün odalıklarıyla yani kendi üvey anneleriyle evlenmiş ve daha sonra da kuzeye yani Shan-hsi'nin üst taraflarına yerleşmişti.
Bu evlenme şekli, Çin kültürüne çok uzak ve acayip geldiği için özellikle kaydedilmişti. Zaten Chieh'nin kendisi de erdemsiz veya ahlaksız manasına gelen "wu tao" sıfatıyla anılmıştı. M.Ö. 1400'lerde geçtiği rivayet edilen bu olayı, daha sonraki tarihlerde göreceğimiz benzer mahiyetteki bilgilerle karşılaştırmak üzere şimdilik geçiyoruz.
Yukarıda sözünü ettiğimiz kemik ve bambu üzerine yazılmış yazılarda Hun tarihinin akışını zorlukla da olsa kısmen takip edebiliyoruz. Ancak kültürleri hakkında pek fazla bilgi bulunmamaktadır. Sadece birkaç belgede o da çok kısa cümleler olarak bilgi bulabiliyoruz. Bu husustaki bir iki metin şöyledir : "Cheng-chen sordu: [Acaba ibadet töreni Kuei-fang (Hun) lideri tarafından mı yapılacak ?]" , "Pin-chen sordu: [Kuei-fang'lar Ch'ianglar (Tibetliler)'ı yakaladılar mı ?:"[8].
Shang hükümdarı Wu-ting zamanı (m.ö.1324-1266)'na ait bu gibi fal yazıtlarından Kuei-fang (bazı kemiklerde Kung-fang olarak yazılmıştır.)[9] yani Hunların bazen düşman olarak savaşmakla birlikte Shang devleti'ne bağlı oldukları ve hatta dini törenleri Hun liderinin idare ettiği anlaşılmaktadır. Shang'lar, çoğu bereket tanrısı sayılan birçok tanrıya tapıyor ve bu tanrıları için büyük ve küçük baş hayvanlar, köpek, domuz ve ch'iang soyundan yani Tibetli insanları kurban ediyorlardı[10]. Dini törenlerde insan kurbanına dair kayıtların Shang sülalesinin son zamanlarında iyice azalmış olmasına rağmen[11] bu tür olaylar Chou zamanında bile görünmektedir[12].
Hunlardan bazı boylar, Chou sülalesinin kuvvetli zamanlarında yenilerek Chou hükümdarına vergi vermeyi kabul etmişlerdi. Mu-wang zamanına (m.ö.1001-947) gelindiğinde bu Hunların vergi getirmekten vazgeçtikleri kaydediliyor. Hükümdarın bu sebeple Hunlara saldırmak istemesi ve vezirinin tavsiyelerini anlatan kayıtlar, üzerinde durduğumuz konuyla ilgili bazı bilgiler vermektedir.
Vezir Mo-fu, hükümdara eski kralların kurdukları sistemi anlatıp, bağlı ülkelerin ve beylerin vergi vermedikleri zaman bunun sebebinin büyük devletin kendisinde aranması gerektiğini söylemişti. Onun sözlerine göre eğer bağlı ülkelerden vergi gelmiyorsa devletin ahlakı ve kültürü yeniden gözden geçirilmeli ve düzeltilmeliydi. Bunlar   yapıldıktan sonra eğer yine gelmezlerse o zaman onlar cezalandırılmalıydılar. Mo-fu, uzun konuşmasının devamında şöyle söylemişti : "Duyduğuma göre ch'üen-jung'ların (K'un-jung da okunur. Bunlar Tibetli değil Hun'durlar) özellikleri, saf düşünmeleridir. Onlar eski ahlaka sahip olup bize gelebildiklerine göre biz niçin saldıralım ?"[13].
Bu tarihler, Chou sülalesinin zayıflama alametleri gösterdiği dönemlerdi. Hunların iyi bir idare karşısında asi olmadıklarını ve olmayacaklarını ifade eden bu sözleri ileride benzer vesikalarla karşılaştırmak üzere bir kenara alıyoruz.
 Çin'de ch'un-ch'iu dönemi denilen m.ö.722-481 tarihlerinde Hunlar yine asıl olarak Çin'in kuzey-batısında yaşamakla birlikte birçok boyları da Çin'in içerilerine kadar girmiş bulunuyordu. Bu dönemde Çin'deki feodal prensliklerin sayısı 170'den fazla olarak gösteriliyor[14]. Her ne kadar Çin'in devlet teşkilatı ilk zamanlardan itibaren feodal özelliklere sahipse de m.ö. sekizinci yüzyıldan m.ö. üçüncü yüzyıla kadar olan dönemin tarih boyunca dünyadaki feodalite araştırmalarına materyal sağlayan özelliklere sahip bulunduğu bilinmektedir[15].
 

  Cevat Türkeli


[1] Bu  tartışmaların bazıları için  bakz.: (O. M. Helfen; "Huns and Hsiung-nu", Byzantion, III, vol. XVIII, l944-45, (O. Pritsak; "Xun Der Volksname der Hsiung-nu", CAJ., vol. III, nr. 1, l959), (K.Shiratori; "Sur l'origine des Hsiung-nu", J.A., I, l923)
[2] E.Esin ;Türk Kosmolojisi,(İ.Ü. Ed.Fak.yayını), İstanbul l979, s.61
[3] L. Ligeti ; Bilinmeyen İç Asya, (terc. S. Karatay), Ankara 1986, s.46
[4] Shih-chi 110, s.2879 ; aynı bilgi: Han-shu 94/1, s. 3743
[5] bakz. Wang, Kuo-wei; Kuan t'ang chi lin, 13. kısım, Taipei l975, Tung, tso-ping ;Yin Li-p'u (T.Tso-ping'in Bütün Eserleri, II. Bölüm, Taipei
[6] Shih-chi 110,s.2880 (Suo-yin notu)
[7] Shih-chi, s.96 (Cheng-yi notu)
[8] Chao,Lin ;" Shang-tai te Ch'iang-jen ü Hsiung-nu ", Kuo-li Chung-kuo pien-chiang hsüeh-shu huei-yi lun-wen chi 1984 Taipei l985, s.270
[9] Bu konuda bakz.  C.Türkeli, Çin Kaynaklarına göre Hunların Ataları, İ.Ü.Sosyal Bilimler. Enstitüsü.Tarih Bölümü Dr. Tezi, l990, s.35-39
[10] W.Eberhard, Çin Tarihi, İstanbul  l947, s.2,  Chao, Lin agm., s.270
[11] Chao, Lin  ;" Shang-tai te Ch'iang-jen ü Hsiung-nu, Taipei l985, s.4
[12] M.N.Özerdim ;"Çin dininin menşei meselesi ve dini inanışlar", Belleten,sayı 101, Ankara ocak/l962 , s.92
[13] Shih-chi IV, s.136
[14] Wang, T'ung-lin ; Chung-kuo Ming-tzu shih, Taipei l977,s.19
[15] R.Grousset ; Histoire de la Chine,Paris l942, s.28